29 Haziran 2011 Çarşamba

ÇİKOLATA SALÇALI KUP



Herkese sevgilerimi gönderiyorum blog arkadaşlarım ve değerli misafirlerim.Hayat devam ediyor fakat bu aralar üzülmeye yer arıyorum adeta:))pirinç unlu kurabiye'yi uzun zamandır
hazırlamak istiyordum,bu tarifi sahibinden,yaratıcısından hazırlamak istedim , ama blog arkadaşım malzemeler listesine un yazmayı unutmuş veya farketmemiş):ben farkettim fakat böyle olacağını düşündüm,sonuç tepsiye dümdüz yayılan kurabiyeler )): verdiğim emek ve masrafı saymıyorum bile.
Bir de üstüne ev halkından sen nasıl yemekçisin,bu arızayı biliyor olman gerekirdi lafları:)))) Savunmam şöyle; elbetteki araştırmam gerekirdi fakat ilk adresdeki reçete böyleydi:))
demek ki insanlar inanıyor verilen reçeteye ,kendim dahil bu konuya çok dikkat etmeliyiz
Yemek Blog yazarı arkadaşlarım:)))aslında buraya yazdığım her reçeteye  imtina ediyorum bir eksik olmaması için.Denenmiş , ailem tarafından onaylanmış tarifler yayımlamaya çalışıyorum:))
Neyse olan oldu:)) lezzeti enfes di her zaman olduğu gibi atmadım elbette:))rondodan geçirip un haline getirdim,sevgili YEŞİM'in bu tarifini denemek istiyordum burada kullandım.
sizinde böyle kurabiyeniz olursa :)))bu tatlıdan hazırlayabilirsiniz ,güzel bir sütlü tatlı oldu beğendik tavsiye ederim.Ben kaseleri çok doldurmuşum beş kup çıktı sanıyorum sekiz kup olabilirdi:))

Malzemeler:

1 lt süt
2 kahve fincanı toz şeker(silme kullandım)
2 kahve fincanı un(silme kullandım)
2 diş damla sakızı(ben 1 paket vanilya kullandım)
25 gr tereyağ

Ara Kat İçin:
Un haline getirilmiş kakaolu bisküvi.

Çikolata Salçası:

1 su bardağı süt
1 su bardağı su
1,5 ince bel çay bardağı şeker(1 çay bardağı kullandım)
25 gr kakao
2 tatlı kaşığı dolusu mısır nişastası

Hazırlanması:

Öncelikle çikolata salçasındaki bütün malzemelerini bir tencerede karıştırıp pişirdim.Ateşten aldıktan sonra 1-2 dak mikserle çırptım ılınmaya bıraktım.

Diğer tarafda başka bir tencereye 2 fincan silme un,2 fincan şekerin üzerine azar azar sütü ilave ederken bir taraftan tel ile karıştırın ki topak olmasın diye ,homojen bir karışım olunca artık ocak üzerinde pişmeye bırakabilirsiniz. Devamlı karıştırarak pişirin,üzeri göz göz olunca ateşten alın içine yaklaşık bir yemek kaşığı(25 gr)yağ ve vanilyayı ilave edin.
(damla sakızı kullanacaksanız önce havanda dövüp un haline getirin süt,un ,şeker karışımını ateşe koymadan önce ilave edin)
Mikserle beş dakika kadar çırpın.Kupların yarısına kadar paylaştırın ,üzerine un haline getirilmis bisküviyi bir santim yüksekliğe kadar doldurun,en üste ılınmaya bıraktığınız çikolata salçasını serip buzdolabında soğumaya bırakın.Soğuk servis edin...

NOT:

Çikolata salçasını şiddetle öneririm enfes oldu.Ben yağı azaltılmış süt kullandığım için,ölçüdeki su yerine de süt kullandım.
Vanilyalı muhallebisinin kıvamı soğuyunca biraz katı oldu bana göre un miktarını yarım ölçü azaltmayı düşünüyorum bir daha ki hazırladığımda...
Sevgi ile kalın...


26 Haziran 2011 Pazar

RAHAT UYU CAN ARKADAŞIM

Merhabalar değerli misafirlerim.Bill cosby söylemiş; insanoğlu çok şey yapmaya müsait ama zamanları kısıtlı olduğu için yapamazlar;

Ölüm insanın yakınına kadar sokulup nefesini hissettirince,dışımızda uzağımızda birinin ölümü de olmayınca inanılası bir şey gibi gelmiyor):hem ölümle iç içe hem de yaşıyor olmak garip bir
çelişki,kabullenmekte zorlansakda hakikat budur.Bütün canlılar ölümü tadacak...


Esaslı dostlar ansızın girerler hayatımıza,ama zor çıkarlar,ölüm ayırır dostları birbirinden.Yasemin'im onlardan biriydi): her yaz'ı dolu dolu üç ay birlikde geçirirdik üç kafadar:)çocuklarımız ellerimizde doğdu onların büyüme periyotlarını birlikte izledik ,en güzel günler o günlermiş.


üç samimi dostduk ,herkesi kıskandıracak kadar iç içeydik,dışarıdan bakanlar bizi bütün olarak görmenin adını bile koymuşlar:)üçü bir arada ,altın kızlar derlerdi.İçimize sızmak veya katılmak çok zordu ancak misafir olabilirlerdi:))


Ne hayallerimiz vardı, yürüyemeyecek kadar yaşlandığımızda bile el ele yine birlikte gezecek,
betonların üzerinde denize atlayacaktık): elimizdeki poşetlerimizde makyaj malzemesi yerine romatizma ilaçlarımızı karşılaştıracaktık):torunlarımızı büyütecektik.büyütme işini üçe bölmüştük,üç yaşına kadar ben bakacaktım, serpil teyze yüzmeden sorumlu idi.


Şimdi sen gittin kalbimizde kocaman bir yara bıraktın,bunu konuşamıştık oysa): Oysa ki ölüm gerçeğini biliyor olsak da , kız kardeşinin ve abinin kırk gün ara ile kaybı seni yeterince yormuştu. Yirmibeş ay önce, yirmigün ara ile anneni ve sevgili eşini kaybettin)):metanetini bozmadın hep bir birimizin omuzunda ağladık,çocuklarına hissettirmemek için.
En küçük prensesin , babasının ölüm gününde bana sarıldı
-çınarımız gitti inci teyze demişti,
ben ona çınar artık annen ; Allah onu başınızdan eksik etmesin demiştim.
Can arkaşım senin son yolculuğuna geldiğimizde perişan olmuş küçük cadı ):güçsüz bembeyaz benizle bana doğru yürüdü şimdi ne olacak inci teyze, şimdi ne olacak annem gidiyor dedi)):
Ben de bilmiyorum canımın içi dedim sessiz ,içim yanıyor kan ağlıyor.
Allah mutlaka bir şeyler düşünmüştür,mutlaka bir bildiği vardır.İyi ki büyük prensesi geçen yıl evlendirmiştik .

Senin gibi bir dost da sahip olmanın külfeti,hasret acısını bu denli çekmekmiş.
Mekanın cennet olsun,Nur içinde yat can dostum,arkadaşım...

23 Haziran 2011 Perşembe

ZEYTİNYAĞLI BAKLALI ENGİNAR



Değerli misafirlerim ,bakla ve enginar mevsiminin tam vakti:)bir de benim reçetemle denemenizi tavsiye ederim:)sağlıkla ve sevgiyle kalın.

Malzemeler:

1 kg bakla
4 tane enginar
1 orta boy kuru soğan
1/2 kahve fincanı zeytinyağ
dereotu
2 çay kaşığı tuz
2 tane kesme şeker

Hazırlanması:
Baklaların iki ocunu koparıp yan kenarlarındaki kılçıkları temizleyin .Büyükçe bir tasın içine su
doldurun, bir yemek kaşığı un atın suyun içine iyice karıştırın.Ayıkladığınız baklalar siz diğer işlemleri yapıncaya kadar bu suda beklesin.
Zeytinyağını bir tencereye dökün üzerine küp küp doğradığınız soğanları ilave edin 2-3 dakika kavurun.Daha sonra suyunu süzdüğünüz baklaları , kavrulmakta olan soğanlara ilave edin.
Tuz ve şekerini serptikten sonra 5-10 dakika kavurmaya bırakın .Tencerenin kapağını kapatın.
Arada bir tencereyi sallayarak karıştırın.
Sonra enginarları çukur olan tarafları baklalara gelmek üzere dizin,yaklaşık iki su bardağı kadar sıcak su ilave edin.(yemeğin suyunun çok olması gerekmez tenceredeki yemeğin üçte biri kadar olsun, pişme esnasında su azalırsa , sıcak su ilave edebilirsiniz)

Tencerenin kapağını kapatın ,çok kısık ateşte sebzeler yumşayıncaya kadar pişirin.
pişme esnasında tencerenin kapağını neredeyse hiç açmayın ki kararmasın bakla ve enginar.
Ateşten almadan önce ince ince doğranmış dereotunu ilave edip kapağı açmadan soğumaya bırakın.Soğuk servis edin.Afiyet Olsun...

22 Haziran 2011 Çarşamba

KARNIBAHAR KÖFTESİ




Değerli misafirlerim ve blog arkadaşlarım hepinize sevgilerimi gönderiyorum.
Bloglar kapandı,devam eden etkinlikler derken, kış sebzesi karnıbahar ile hazırladığım bu enfes köfte arşivde yayımlanmayı bekliyordu:))zamanı geçti tarif kışa kaldı diye düşünüyordum:)))dün uğradığım markette hala karnıbahar olduğunu gördüm,nasıl mutlu oldum reçeteyi verebilecektim:) candantarifler Melikede görmüş denemek istemiştim ,prensesin arkadaşları ev halkı dahil tam not aldı:))önce beğeni aldı sonra bu köftenin karnıbahar ile hazırlandığını söyledim çok şaşırdılar doğrusu:))şiddetle öneririm.Orjinal tarifi aynen uyguladım sayılır.

Şimdi nasıl hazırlamışım işte tarifi;

Malzemeler:

1/2 karnıbahar(600gr)
1 çay bardağı pirinç (ajda)
1 orta boy soğan
1 yumurta
5-6 yemek kaşığı un (4 yemek kaşığı galeta unu kullandım)
Bir tutam maydanoz
Tuz,karabiber,pulbiber
kızartma için sıvıyağ

Hazırlanması:

Pirinci yıkadıktan sonra üzerine aynı ölçü ile su ilave edip kısık ateşte pişmeye bırakın. suyunu çekene kadar pişirin. Karnabaharı parçalayıp iyice haşlayın,(ben sadece çiçek kısımlarını kullandım)suyunun süzülmesi için süzgece bırakın,bunu yapmazsanız köfte çok sulu olur.

Bir tasın içine soğanı rendeleyin,maydanozu ince ince doğrayın,baharatları ,galeta ununu ,unu yumurtayı ,haşlanmış pirinçleri ve eliniz ile hafifçe sıkarak aldığınız karnıbaharları ilave edin, hafifçe karıştırın ki karışım fazla sulanmasın.

Tavaya 3-4 yemek kaşığı kadar sıvıyağ ilave edin ısınsın.Hazırladığınız köfteden yumurta büyüklüğünde parça koparın ellerinizi biraz ıslatın(yağlayabilirsiniz de) ve köfte şekli verin kızdırılmış tavaya dizin.
Orta harlı ateşte arkalı önlü kızartın,sıcak servis edin.

Afiyet Olsun...

21 Haziran 2011 Salı

MODANİSA VE MALTA KÖŞKÜ


Herkese selamlar sevgiler.Geçtiğimiz hafta cumartesi günü için ; Seda Hanım ,tanışalım öğlen yemek yiyelim malta köşkünde(yıldız parkı içinde) , hem de Modanisa projemi anlatırım dedi:)))blogumu açtığımdan bu yana ilk defa modacı bir bloggerden davet almıştım:)))


konu ; büyük beden kıyafetler ve muhafazakar giyimdi.

Aslında moda'ya çok uzak da sayılmam ;anneciğim ve kızkardeşim bayan giyim modacısı ,ikiside konusunda eğitimli:)bugünün stilistleri yani ,belirlenen modelin kalıbını kendileri sıfırdan çıkarıp,giysinin biçilip dikilmesi ve sunulmasına kadar olan kısmı başarı ile tamamlıyorlar:)))

Annem bugünün söylemiyle Hot kotür terzisi idi.Şimdilerde köşesine çekildi:))

Ben bu işi sevemedim doğrusu:)evde de yemek yapacak birileri olmalıydı değil mi:)

Anneciğim benim için çok üzülsede hızla hayatımıza giren konfeksiyon ürünler daha cazip gelmişti bana, fakat neredeyse 10-15 yıldır hazır giyimde kalıpları küçülttüler ,nedir bu küçültme;Marka olmuş veya sıradan giyim mağazaları 36 beden'den başlayan 56 bedene kadar devam eden kalıplarda oynamışlar, bu ne demek ;herkesi birbirine benzetmek aynı kalıba sokmak ister gibi:))uzun yıllar her mağazanın kapısından dönmüştür şişman insan. Aslında küçültülen kalıplara göre şişman insanlar:))

Modanisa büyük beden bulma sıkıntısı yaşayan bayanların zafiyetine son verecek bir proje ile
başlamışlar bu işe .Arkadaşım çok heycanlı ve bütün iyi niyeti ile anlattı yaptıklarını ve beni ikna etti yolu açık olsun inşallah:)bir kaç örnek giysi getirmişti kumaşları modelleri gerçekten çok güzel en önemlisi kalıplar benim bildiğim eski kalıplardan:))
yani modanisadan alacağınız bir elbise veya pardesüde bir ikibeden küçük olacak sizin bildiğiniz ölçülerden moral bulacaksınız:))
Belirli alışverişe kadar kargo ücreti ödemeyeceksiniz ,sipariş ettiğiniz ölçü olmadı ise gidip gelen kargoya da ücret ödemiyorsunuz :))bu konunun hassasiyetini sedacım altını çizerek vurguladı..
Çok keyifli bir lansman oldu kendi adıma mutlu ayrıldım.
Yemek Blogu yazarı olunca ,Malta köşkünde sunulan açık büfe lezzetlerinin fotoğraflarını almadan olmazdı:))Bu kadar enfes lezzetlerin arasında kendimi kaybettim doğrusu :))şunu öğrendim bir daha asla bu kadar yemeyeceğim :)mide fesadına uğradım...
şimdilik sevgiyle kalın...







17 Haziran 2011 Cuma

YUFKA İLE TAVADA PİZZA



Sağlıklı ve mutlu hafta sonu tatilleri dilerim değerli blog arkadaşlarım ve misafirlerim.
Haftasonu kahvaltılarınız için çok pratik ve enfes pizza tarifim ile karşınızdayım:))şiddetle öneririm denenesi bir lezzet.
Benim eski reçetem di bu tarif , fakat fırında pişiriyordum . Sevgili Yasemin aynı tarifi tavada hazırlamış bende de denedim:)) süper bir lezzet ev ahalisi ,konu komşu ,sevdiklerimiz çok beğenerek yediler,yani tam not aldı:))şimdi tarifi yazıp geçmek yerine her aşamasını fotoğrafladım ki öğrenci olan yeğenim dahil mutfakla yeni tanışanlarda rahatlıkla hazırlayabilsinler diye .Daha önce

Fırın Hamuru İle Pizza
Kek Unlu Pizza
Tariflerime de bakabilirsiniz...

Şimdi nasıl hazırlamışım işte reçetesi...

Malzemeler:
2 tane yufka
SOS İÇİN:
2 tane yumurta(yumurtanız büyükse 1 tane kullanabilirsiniz)
1 çay bardağı sıvıyağ(ajda bardak)
1 çay bardağı süt
PİZZA TABAN SOS:
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı ketçap
PİZZA ÜST MALZEMESİ:
1 büyükçe domates
1 tane biber
1 yemek kaşığı sıvıyağ
sosis,sucuk,mısır
1-1,5 su bardağı kaşar peyniri rendesi

Hazırlanması:
Öncelikle pizza üst malzemesi için kabukları soyulmuş ve küp küp doğranmış domates ve çekirdeklerinden temizlenmiş ince doğranmış biberleri bir kaşık sıvı yağında biraz pişirin
yumuşasınlar daha sonra ateşten alın soğumaya bırakın.

Şimdi pizza hazırlayacağınız tavaya bir yemek kaşığı sıvıyağ dökün ,bir yufkayı tavanın kenarlarından sarkacak şekilde yerleştirin.
Tavadaki yufkanın üzerine ,kendi arasında karıştırdığınız sos malzemesinden bir kaç kaşık her tarafına gelecek şekilde dökün.
Şimdi ikinci yufka'yı tavaya aynı şekilde serin.Tekrar sos ile ıslatın ve sadece ikinci yufkanın kenarlarını katlayarak ortada toplayın. Birici yufkanın sarkan uçlarını da tavanın ortasına doğru toplayın .Artan sos kalmasın,elinizle hafif bastırarak hem kenarları düzeltin hende sosun yayılmasını sağlayın.

Şimdi pizza için alt tabanı oluşturduk.Pizza üst sos için salça ve ketçap'ı karıştırın çok koyu kıvamlı olursa bir yemek kaşığı kadar su ile inceltin ki kolay sürülsün.İsterseniz içine pizza baharatı atabilirsiniz.
Bu karışımı hazırladığınız yufkalı tabanın her tarafına sürün.Üzerine biraz rendelenmiş kaşar peyniri serpin zira tavada pişireceğiniz için üzerine dizdiğiniz malzemeler kayar gider:)

Artık pizzanın en üst malzemesini döşeyebiliriz,pişirdiğiniz domates ve biberi suyu varsa suyunu süzerek döşeyin daha sonra istediğiniz şarküteri malzemeleri ile süsleyin.

En üste kalan kaşar peynir rendesini serpin ve tavanın kapağını kapatın .Tava ısı alıncaya kadar harlı ateşte ,daha sonra en kısık ateşte sadece tavanın kenarları ateşe gelecek şekilde ,tavayı çevire çevire kapağını fazla açmadan alt tabanı kızarmaya bırakın.
Pizzanın altı kızarıp peynirleri eridiği zaman olmuş demektir:)
Hazırlayacak olanlara şimdiden kolay gelsin..
NOT:
Benim tavam 32 cm idi bu ölçüler çok uygun oldu.Daha büyük tava kullanılacak ise üç yufka ile hazırlayabilirsiniz sos malzemelerini kesinlikle artırmayın bu ölçüler yeterlidir.
1 ajda çay bardağı sıvıyağ'ın içinden kullanın ;hem tavanın tabanını yağlamak için hem de domatesi pişirdiğinizde.
Ayrıca yukarıdaki reçetesini verdiğim yufka ile tavada pizzayı çok ince olsun isterseniz bir yufka ile de hazırlayabilirsiniz..
Sevgi ile kalın...














16 Haziran 2011 Perşembe

ZAMANE SOFRASI







Merhabalar arkadaşlar ve misafirlerim.Geçtiğimiz hafta 2. düzenlenen geleneksel SOFRA buluşmasına bu defa katıldım:)1. buluşmaya katılamadığımın üzüntüsünü yaşamıştım):






SOFRA dergisi,yemek blog yazarlarını ve yemek portalı çalışanlarını ZAMANE KAHVESİNDE



bir araya getirdi.






Sofra ve Zamane Kahvesi bizleri zengin bir brunch mönüsü ile ağırladı.







Herkes tarafından en iyi olarak tescillenmiş sofra ve zamane kahvesi ;ne ,nasıl yazsam kelimeler kifayetsiz kalır:)) muhteşem işlere imza atmışlar yemek konusunda ancak biz yemek bloggerlerini de aralarına almalarından mutluluğum tarif edilemez:))







Muhteşem güzel bir gündü,Suadiye Zamane kahvesi'nin harika lezzetlerini yerken bir taraftan blog dostlarım ile sohbet etmek,,diğer taraftan workshoplar ,benim için unutulmaz bilgi dolu anı oldu:)Zamane Kahvesi’nin Executive Chef’i Gökhan Tufan, baklava hamuruna sarılı fırınlanmış tavuk ve cezvede Türk kahveli sıcak keki uygulamalı olarak anlattı. Bir süre sonra da bu lezzetler soframıza geldi.



Daha sonra Sofra Dergisi fotoğrafçısı Erkin Ön ve yemek fotoğrafçısı Mehmet Ateş’in hazırladığı “Yemek Fotoğrafçılığı” workshop’u gerçekleştirildi.



Yemek fotoğraflarının nasıl çekilmesi gerektiğinin inceliklerini ve püf noktalarını ayrıntısına kadar uygulamalı olarak anlattılar.Kendi adıma eğlenceli ve bilgili bir gün yaşadım



SOFRA DERGİSİNE ve sofra genel yayın yönetmeni ESRA DÜZDAĞ hanımefendiye bu mutlu özel gün için çok teşekkür ederim.
ayrıca
ZAMANE KAHVESİ ve değerli ekibine bizleri nazik bir şekilde ağırladıkları için teşekkür ederim.
























15 Haziran 2011 Çarşamba

MİLFÖYDEN GÖZLEME



Herkese selamlar sevgiler değerli misafirlerim blogcanlarım.Yaz tatili geldi çattı blog arkadaşlarımdan çoğu tatile çıktılar bile:))etkinliklerden yemek tarifleri ertelendi):

Geçen haftanın aktivitesine ben de şaşırdım , blogumda yazdıkça şaşıracak:))davet edildiğim ne kadar etkinlik varsa hiç birini reddetmeden, hepsine birden yetişmeye çalıştım fakat çok yoruldum inanın ,değdimi :-)değdi,Helal mi :)))blogcanlarım ,dostlarım ile birlikte olmak bir ömre bedel elbette.Geçen haftayı tersten yazmak iyi fikir gibi geldi:)yani en son misafir gittiğim
BURA 'yı anlatmaya çalıştım size yine şiddetle tavsiye ederim sırada 2. SOFRA dergisi
toplantımız var devamında Oradan burdan hayattan yaseminciğimin veda yemeği(geç buldum canımı çabuk kaybediyorum derlersede:)bir şeklini bulup sık sık görüşeceğiz ankaraya gitsede)
ve blogcanlarımla piknik var:))

İşte böyleydi geçen hafta;Bu haftayı da sonladık neredeyse:)hafta sonu yine hareketli .
Öyle sanıyorum ki yaz geldi herkes artık evlerinde değil:)dışarıda yapılacak çok aktivite var değerlendirmek lazım aslında:)günlerin uzun fakat zamanların az olduğu günümüzde:)
çok pratik bir tarif ile karşınızdayım biz çok beğendik. Acil çözüm bir tarif şiddetle öneririm:))
sevgili TATESAL'da gördüm ve hemen denemeliyim dedim:)şimdi nasıl hazırlamışım...

Malzemeler:

milföy hamuru
peynir
domates
roka ve maydanoz
Hazırlanması:
Ben krep tavasında hiç yağ kullanmadan kızarttım,teflon bir tavada da hazırlayabilirsiniz. (milföyleri oda ısısında yumuşattıktan sonra kızartıyorsunuz)
Orjinal tarif de sıvıyağ ile kızartılmış ,hamur yeterince yağlı olduğu için aslında böylesi enfes oldu.Yanında peynir domates biraz yeşillik ile sizinde çok seveceğinizi umuyorum.
sevgiyle kalın görüşmek üzere:))











12 Haziran 2011 Pazar

BURA'YA MİSAFİR GİTTİM



Herkese en hasret dolusundan sevgiler saygılar blogcanlarım ve değerli misafirlerim.


Şimdiye kadar böyle tabağın dibini bulmuş bir sunum ile karşılamamıştım sizi :))bu köfteler öyle nefisti ki fotoğraf çekmeyi unutmuşum:))nerede mi yedim anlatmaya çalışayım:)))


Aslında bu bir etkinlik değil tamamen misafir olarak gittim:))


Blogcanlarım misafir olarak gittikleri evde sofrada enfes lezzetler olunca hemen fotoğraf çekerler, işte yasemin'in,renan'ın sofrası enfes lezzetler vardı derler ,kimse demez ki hadi sizde gidin yasemin'e renan'a:)))


Hadi bakalım ben şimdi bir ilk başlatıyorum:))misafir olarak gittiğim yerdeki bütün lezzetlere


bayıldım hadi sizde gidin :)))


Enfes üstü lezzetler , sunum ve bence herşeyden önemli sıcacık adeta kendinizi evinizde hissettiğiniz bir ortam var BURADA,evinizde diyorum;yediğiniz her şey ama herşeyin gerçek ustaları tarafından hazırlanmış olması,örneğin Kosava Köftesi istiyorsanız köfte ustası zaten kosavalıymış:))Laz Böreği mi istiyorsunuz hazırlayan bu yöreden bir usta,Pide mi istiyorsunuz ustası samsundan anlaşıldı sanıyorum:)



Yediğiniz her şey tam gerçek lezzetinde,yelpazeleri çok geniş kahvaltıdan yöresel yemeklere kadar ,bir avazda anlatmak inanın haksızlık olur:))özel günler için de ev lezzetinde yiyeceklere sipariş verebiliyorsunuz,hepsinden önemlisi sadede gelmek elbette:)))fiatları bulundukları yere göre,(yani lüks bir muhite göre)çok çok hesaplı.



Hesaplı uygun demek her kişinin kazancına göre değişiklik gösterse de :))fiatları gördükten sonra çok şaşıracaksınız gerçekten çokkk,ezberlerinizi bozacak kadar hesaplı:)))bu kadarını söylemeliyim, gidip görmeniz gerekir:)yolunuz düşerse sadece görmeye incelemeye gidin inciyemek bunu yazmıştı diyeceksiniz eminim:))))



Tek başına değildim elbette bizim hanenin şefini aldım yanıma ,bir de promosyon prensesi:)))onlarda bayıldılar ikram edilen lezzetlere:))



Buradaki hoşluk sadece lezzetlerle sınırlı değil,bir kaç fotoğraf çektim sizin için:)haydi şimdi fotoğraflar ile konuşalım:))





Prenses mantıyı ilk tadınca anne eli değmiş gibi dedi:)hepimiz aynı fikirdeydik. Gerek köfte gerekse mantının içindeki et tamamen kendileri tarafından kıyma haline getirilmiş satır ile dövülmüş tadında idi ,aslında tamamen etin çok lezzetli olmasından kaynaklı.










Ana caddeden böyle göreceksiniz BURA'yı .Burası tam olarak



cemil kopuzlu cad. NO:33


çiftehavuzlar/kadıköy


İstanbul


Tel:0 216-358-99-99



























Mutfağın tamamen şeffaf ve hijyen olduğunu görüyorsunuz:))


















Sofra Dergimizin de damakları şenlenmiş:))lezzetlerde şüphe kesinlikle yok.










O kadar çeşit lezzet var ki , pizza yemeden olmazdı:))








Çok modern hazırlanmış yemek masası ,renk uyumu insana huzur veriyor:)














Çocuklu ailelerin rahat etmesi düşünülmüş:)yemeklerini yiyen ufaklıklar burada çizgi filmlerle oyalanırken siz büyükler sohbet eşliğinde enfes yiyeceklerinizi yiyor olacaksınız.




Sadece ben tv. karşısında çocukların beslenmesine şiddetle karşıyım ):lütfen bunu yapmayınız!! çocuk hangi yiyeceği istiyorsa tabağını alıp, onlar için hazırlanmış bu koltuklarda oturup yemeli..















Karalahana sarması ev lezzetindeydi,lezzete dalıp fotoğraf çekmeyi çok sonra akıl edebildim:))











Daha önce bahsetmiştim samsunlu usta tarafından hazırlanmış enfes pideler:))Benim damak zevkime çok uygun du:)) hem iç malzemesi soğan ve kıymanın uyumu mideyi yormayacak kadar hafif,hamuru ise ağızda hemen kaybolmayan lezzetini doyasıya yaşayacağınız kadar uzun süren:))







Muhlama enfesti:))kolesterol ve şekerliler azıcık yemeli:))
Şimdi bir diyetisyen arkadaşımı arıyorum misafir olmak için:)))eminim bana çok tavsiyeleri olacaktır:))




sevgiyle kalın...


11 Haziran 2011 Cumartesi

DERYA BAYKAL İLE ADVERTORİAL REKLAM

Merhaba , Fikrimühim ve Tefal işbirliği ile hazırlanmış en yaratıcı tarifler dalında birinci olduğum kaşık helvasının Derya Baykal ile Advertorial reklam çekimimi izleyemeyen arkadaşlarım ve değerli misafirlerim için video..


sevgiler saygılar...
video

7 Haziran 2011 Salı

TAVADA DİL BALIĞI KIZARTMASI



Herkese sevgiler selamlar blogcanlarım ve değerli izleyenlerim.
Tatlı telaşları atlattım çok şükür:) çok ara verdim farkındayım hepinize Derya Baykaldan selamlar getirdim:)yakınen görmenizi sohbet etmenizi isterdim ,hiç belli olmaz sizde hayallerinize devam edin ,hayatın size ne sunacağını bekleyin derim:)


Benim için önemli günde mutluluğumu paylaşan bütün arkadaşlarıma, dostlarıma,ailem'e;Sinerjilerinizi bana hissettirdiniz, gerek telefon ile gerekse değerli yorumlarınız ile Tebriklerinize çok teşekkür ederim..Her birinizin benim için duygu yüklü yorumlarınızı dileklerinizi alıyorum SEVGİLERİMLE çoğaltıp tekrar sizlere gönderiyorum.İyi ki arkadaşımsınız,dostumsunuz ,iyi ki sizleri tanımışım:)HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM...

Canlı yayında izleyemeyen değerli misafirlerim BURADAN tekrar izleyebilirsiniz...



Arşivime baktığım zaman balık tariflerinin az olduğunu gördüm:) halbuki çok sık sayılacak kadar balık tüketiyoruz hanemizde :) fotoğraf çekiminde sıkıntı oluşuyor, sofrada ev halkını bekletmek gibi:))neyse ki bu tarifimde fırsat bulabildim:)


Tarifime geçmeden önce Balığın taze olup olmadığını nasıl anlarız bahsetmek isterim;Öncelikle güvendiğiniz yerlerden almanızı tavsiye edeceğim:)ben balığın gözlerinin parlak olmasından ,balığın karnına eliniz ile bastırdığınızda çukurlaşma hemen toparlanır ,derisi parlak olur ,solungaçları kırmızıdır bunlardan anlarım.


Balık hassasiyet ister arkadaşlar , gerçekten güveneceğiniz yerlerden almanızı ısrarla tavsiye ediyorum ,aslında pazardan balık alımına hiç güveniyorum, balık tezgahının üzerine taze balıkları seriyorlar tablanın altı bayat olabiliyor.Yada Ben Taze Balığı Gözlerinden Tanırım diyen AYLİNtaze balığı çok güzel anlatmış :))emeğine sağlık aylin'imin oradan bakabilirsiniz.

Şimdi tarifime geçebilirim:))

Malzemeler:

Dil balığı(veya istediğiniz bir çeşit balık)
1 kg un
250 gr galeta unu
1 tatlı kaşığı tuz


Kızartma İçin:
mısırözüyağ,ayçiçekyağı karışımı

Hazırlanması:

Un, galeta unu ve tuzu kendi arasında karıştırın.(Bu ölçü bizim için çok derseniz arkadaşlar


ölçülerin yarısına veya daha da oranlayarak küçültebilirsiniz.)


Veya benim yaptığım gibi verdiğim ölçülerde hazırlayıp , yeteri kadarını bir tabağa boşaltın
geri kalanını buzdolabı poşetinde başka balık kızartmasına kadar saklayabilirsiniz seçim sizin..

Bu şekilde kızarttığınız balığın sonucundan çok memnun kalacaksınız.



Balık kızartılırken bol yağda kızartılası söylenir fakat ,ben 1-2 yemek kaşığı kadar mısırözüyağ ve ayçiçeğiyağ karışımı ile ve teflon balık tavasında kızartılasından yanayım ;bu iki yağın karışımı kızartma esnasında fazla yanmadığı için balığınıza lezzet katar.



Yine de bol yağda kızartma isterseniz ,aynı yağ karışımını kullanmanızı tavsiye ederim ;
Kızdırılmış yağın içine unladığınız ( fazla unları eleyin )balıkları bırakın,istediğiniz kızartma ayarında pişirip kağıt havlu serilmiş servis tabağına alın.
Balığın yanında sevdiğiniz bir salata veya yeşilsoğan:)veya bir baş soğan:)
Hepinize Afiyet Olsun...
Görüşmek üzere Sevgiyle Kalın...