29 Aralık 2011 Perşembe

KIRMIZI LAHANA SALATASI

Merhabalar değerli misafirlerim.Kış mevsiminin muhteşem sebzesi; kırmızı lahana ile salatayı
 ailecek  çok seviyoruz.:)Ben nasıl mı hazırlıyorum?
Yıkadığım kırmızılahanayı önce ortadan ikiye kesiyorum.Tam sap kısmındaki yumruyu üçgen keserek çıkarıyorum ,ince ince dilimleyerek bir tasın içine alıyorum.
Üzerine 1 çay kaşığı tuz ve 2 yemek kaşığı elma sirkesi döküp, yumşayıncaya kadar elim ile ovalıyorum.Bu kadar kolay.:) Sonra servis edeceğim kaba alıp ,limon ve zeytinyağ ile tatlandırıyorum.
Afiyet Olsun..

26 Aralık 2011 Pazartesi

SOFRA DERGİSİ RÖPORTAJIM


Tüm misafirlerime selamlar sevgiler.Mutfağa olan  tutkum ve net. dünyasını farkettiğim zaman blog oluşturup sadece  yemek defterimdeki  pratik tarifleri aynı zamanda  çocuklarım tarafından yöresel lezzetlerimiz unutulmaması için kayıt altına almak isteğim:)bu amaçla ve duygular ile  yola çıkmıştım  inci ile dünden bugüne blogumu açarken:) hayat beni nerelere getirdi:))
Sizler itibar ettiniz izlediniz, muhteşem yorumlarınız ile beni motive ettiniz,tariflerimi deneyip beni
mutlu ettiniz :))gelinen noktaya hep birlikte geldik ,her zaman aynı şeyi söylerim ,başarı ekip işidir ben böyle bilirim,  şimdi yine ayı şeyi söylüyorum, sizler var olduğunuz izlediğiniz  sürece inciyemek. var olmaya devam edecek:)
daha bir şevk, daha daha iyi şeylere hep beraber imzamızı atmak üzere:)
Facebook'tan ve tel. ile tebriklerinize,beni onurlandıran sözlerinize  binlerce kez teşekkür ederim..
Bu anlamda  Esra Düzdağ hanımefendiye ve SOFRA dergisine  Anıların en güzelini hediye ettikleri için  çok çok teşekkür ediyorum.
Görüşmek  Üzere...


23 Aralık 2011 Cuma

KARA MANCAR YEMEĞİ (KARA LAHANA)


 Hepinizin  kara lahana diblesi olarak bildiğiniz lezzet ile pişirme tekniği benzeşse de,burada yemeğin sulu olması ,ayrıcalık gösteriyor :))yemek diyorum zira biz bu lezzeti yemek olarak biliyoruz ,öğün olarak tüketiyoruz:)) yemeğin  suyuna ekmek banma kültürü ile büyümüş olanların rağbet edeceği bizim ailece çok sevdiğimiz hatta durumu biraz daha genişletip hemşerileriminde
iltifat ederek hazırladıkları:)) biraz daha geniş kısmında ,Turizm'e kapılarını çoktan açan yöremizin
yöresel yemeklerin en başında gelen lezzetlerimizdendir mancar yemeği.Mutlaka denemenizi öneririm özellikle  karalahananın tam mevsimi iken:))
Yöremizin ağzı ile kara mancar yemeğine biraz kuyruk yağ katardı rahmetli babannem:))gelişen dünya ile birlikte sağlıklı beslenme adına bu yağı kullanmaktan vazgeçtik:))emin olun yıllarca o kuruk yağı lezzetini aradım mancar yemeğinde:)) sonra sonra beynim, zeytinyağ ile hazırlanmış  sağlıklı yemeğin lezzetini kabullendi:))şimdi kuyruk yağın kokusuna tahammül edemiyor haldeyim:))
Mancar yemeğini etli,kıymalı,kavurmalı veya içine et suyu ilave ederek de hazırlayabilirsiniz.
Benim tavsiyem zeytinyağlı  mancar yemeği olacaktır:)
Konuyu biraz uzattım sanıyorum :))şimdi nasıl hazırlamışım işte reçete.

Görüşmek üzere,sevgiyle kalın...

Malzemeler:

1 kg karalahana (yemeklik olanlardan)
2 tane orta boy kuru soğan
1/2 kahve fincanı zeytinyağ
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı domates salçası
1/2 kahve fincanı pirinç
3 bardak su
yeterince tuz
karabiber

Hazırlanması:

Kara lahanayı yaprakları ve sapları olarak ayrı ayrı taslara irice doğrayın.Önce sert olan kısım saplarını kaynamış tuzlu suya atacağız.Yaklaşık  3-4 dakika sonra yaprak kısmını tencereye ilave edeceğiz.Yarı piştikleri zaman,( nasıl anlayacağız; bir tanesini tadarak bakacağız:)yumşamış  ise tamamdır.Bu konuda piştimi pişmedimi  diye sakın endişelenmeyin,yemeğin ön pişirmesini hazırlıyoruz ,diğer aşamalarda pişmeye devam edecek.)
Haşlanmış kara lahananın suyunu süzün süzgeçte beklesin.Diğer tarafta büyükçe bir tencereye
küp küp doğranmış soğanları zeytinyağında  ısı alıncaya kadar kavurun.Üzerine süzgeçte bekleyen kara lahanaları,salçaları ve  sıcak suyunu ilave edin orta ateşte pişmeye bırakın.
10-15 dakika sonra pirinci ilave edin,pirinçler uzadığı zaman ateşten alabilirsiniz.(Yemek suyunu çekmişse bir su bardağı sıcak su ilave edebilirsiniz...
Zeytinyağlı yemekleri  soğuk sevdiğim halde  karalahana yemeğini sıcak olarak tüketmenizi
şiddetle öneririm,üzerine karabiber serpmeyi unutmayın:)
Afiyet Olsun...

ARNAVUT CİĞERİ


Arnavut ciğeri ailece çok sevdiğimiz bir lezzet ,  sağlıklı  beslenmek adına  çok sık hazırlamıyorum  bu şeklini:))actifry'da  bir kaşık yağ ile mükemmel  ciğer kızattılıyor  fakat her zaman her yere taşınacak alet değil elbette:)yazın  üç nesil bir araya geldik;analar , kızlar:)yani anneciğim,ben ve bir de prensesim , biraz bilmece gibi oldu :)
  Annem  büyük şehrin keşmekeşinden uzak yaşamayı seviyor,doğa ile iç içe de diyebileceğimiz hepimizi kıskandıracak bir yaşantı sürüyor memleketinde:)biz çok özlüyoruz onu,ama onun mutlu ve huzurlu olması elbette her şeyden önemli:))onun yaşam tercihi bu yönde saygıyla karşılıyoruz,
 sık sık telefon ile görüşüp özlem gideriyoruz.
Yaz tatilini fırsat bilip  doğruca onun yanında soluğu alıyoruz prensesim ile, eee beyler çalışınca
bizim proğramımıza uyamıyorlar:))
İşte yukarıda bilmece gibi başlayan üç nesil dediğim ;  analar,kızlar:))doğaya döndük yüzümüzü ,bir taraftan şıkır şıkır akan ırmağın sesi:)yazın en sıcak günü ,güneş batmak üzere,hafif esinti çıkmış mis gibi bir hava balkona hazırladık akşam soframızı  ve masamızda canım Arnavut Ciğeri eşlik etti bize:))İyi ki bu tarifim arşivde bekliyormuş:))
Kışın bu soğuk günlerinde , yaz gününü anımsamak bana çok iyi geldi arkadaşlar:))

Ölçü vermeden  reçetesini verdiğim ender tariflerimden biri olacak.Burada  PÜF noktalarım olacak denemek isteyenler için;
Ciğer  yıkanmaz diyenleri takip ettim uzun yıllar,daha sonra bir gurup  şef  hayır yıkanmalı dedi:)))
tamam dedim yıkayalım :)daha sonra  çeşitli önerileri uyguladım daha önce BURADA yazmıştım.
En son uzun zamandır bu teknikten vazgeçemiyorum en güzeli budur benim için:)denemek isteyen için;
1 yemek kaşığı tuzu  3-4 su bardağı  suyu karıştırıyorum ve ciğerleri diğer hazırlıklarımı bitirinceye kadar  tuzlu suyun içinde bekletiyorum ve sularının süzülmesi için süzgeçte bekletiyorum.Toplam 4-5 dakikalık  tuzlu suyun içinde bekleme süresi oluyor .
Daha sonra bol unun içinde unlayıp  yine tel süzgeçten fazla unlarını silkeyeyip,önceden ısıtılmış yaklaşık bir su bardağı kadar sıvıyağın içinde kızartıp ,önce kağıt havlu serilmiş  servis tabağına sonra servis edilecek tabağa alıyorum.
Arnavut ciğerinin can arkadaşı elbette  ince piyaz şeklinde doğranmış soğan:)üzerine bir çay kaşığı tuz ile şöyle bir iki elinizle ovalayın ve ince doğranmış maydanoz ile  harmanlayın.
Bir de canınızdan canları bulun:))sıcacık sohbet eşliğinde
Hepinize Afiyet Olsun...

22 Aralık 2011 Perşembe

TAVADA MAKARNALI BÖREK


Herkese selamlar sevgiler.Blogcanlarım ,Şef Hüseyin Kurt,Aşure ve Kruvasan börek  tariflerime
yazmış olduğunuz nazik yorumlarınıza çok teşekkür ederim:)yorumları açtığım halde yayınlanmadı sanıyorum blogda bir sorun var , benim için çok kıymetli yorumlarınızın açılmaması beni çok üzdü):
umarım uzun sürmez.
Arşivde uzun süredir bekleyen tava böreğimin tarifini vermek istiyorum:) pratik ve yine lezzetli bir börek oldu tavsiye ederim.Kalan makarnalarınızı değerlendirmek  için de mükemmel bir tarif.
Sevgili Armina'nın tarifi aynen uyguladım.

Yarın haftanın son günü hepinize sağlıklı huzurlu hafta sonları dilerim..

Malzemeler:

3 tane yufka
1/2 paket çubuk makarna
1,5 su bardağı  beyaz peynir
1,5 su bardağı su
3 tane yumurta(1 tane sarısı üzeri için)
1 çay bardağı zeytinyağ
9-10 dal maydanoz

Hazırlanması:

Yumurtaları,suyu ,sıvıyağı kendi arasında yumurta teli ile iyice çırpın.Daha sonra kıyılmış maydanoz
peynir ve haşlanmış makarnayı ilave edip bütünleşinceye kadar karıştırın.
Yağlanmış tava veya tepsinize bir yufkayı kenarlarından taşacak şekilde yerleştirin.Diğer yufkayı elinizle dörde bölün, tabanına dörtte bir yufkayı tekrar serin .Yani tepsinin tabanını kalınlaştırmış olduk bu sebeple.Şimdi bir kaç kaşık  soslu makarnadan serin yufkanın üzerine.Parçaladığınız yufka ile üzerini kapatın.Bu şekilde böreğinizi hazırlayın.
Böreğin en üstüne kapak olacak şekilde bir yufka parçası ayırın.Kenarlardan taşan yufkanızı ortaya doğru toparlayarak işlemi bitirin.
Kısık ateşte tepsinin daima kenarları gelecek şekilde çevirerek kızartın.Sonra böreği ters çevirip
diğer yüzünü  aynı şekilde kızartın ve sıcak servis edin.
Hazırlayacak Olanlara Kolay Gelsin... 

KRUVASAN BÖREK


Selamlar değerli misafirlerim.TV.deki çok eski yemek tarifleri veren ustalardan ümit ustayı  hiç kaçırmadan takip ederdim o zamanlar:)Ben aslında bir tarifi denemek istediğimde önce orjinal tariften hiç ayrılmadan aynısını uygularım,lezzet hoşumuza gitmişse o zaman içine bu da yakışır yada şöyle yapılabilir diye değişikliğe giderim .Bu bağlamda ,ümit ustanın  tarifleri çok güzel  fakat  benim illa  tarifte değişikliğe  gitmem gerekiyor:)zira her  yemekte 250 gr margarin kullanıyordu:))
ara da bir yenen,yağlı börek yada yemek elbette önemli değil bunu da belirtmeden geçmeyelim:)biz bu kadar yağlı  yemeklere böreklere  çok alışık değiliz:))
Bu  börek ümüt usta böreği diye kayıtlı defterimde ,acil gelen konuklara hemen bu şekilde katlayıveririm:))kat kat olduğu için doyurucuda oluyor doğrusu.Sadece içindeki margarin veya isterseniz tereyağ'ını kaldırdım yerine sıvıyağ ekledim çıtır çıtır bir lezzet .Yok ben zeytinyağ ile hazırlarım derseniz ,o zaman yumşacık börekleriniz olur:)tercih sizin nasıl hazırlamak isterseniz .
Size önerim şekil olarak denemeniz..

Görüşmek üzere sevgi ile kalın... 

Malzemeler:
3 tane yufka
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı su

Üzeri İçin:
1 yumurta sarısı

İçi İçin:
İstediğiniz bir iç malzemesi

Hazırlanması:

Aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz şekilde ; önce bir yufkayı seriyoruz su ve sıvıyağ karışımı ile yufkanın her tarafını ıslatıyoruz.Sonra  yufkayı katlayarak -D- şekline getiriyoruz.Daha sonra tekrar katlayarak kocaman bir üçgen elde ediyoruz.Elde ettiğimiz bu üçgeni 4 parçaya bölüyoruz,istediğimiz iç malzemesini kullanarak yan uçlarını içeri katlamadan sigara böreği şeklinde sarıp ,fırın kağıdı serilmiş veya yağlanmış tepsiye diziyoruz.Üzerine yumurta sarısı sürüp , önceden ısıtılmış 175 derecedeki fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
Afiyet Olsun..






21 Aralık 2011 Çarşamba

KESTANELİ AŞURE


Çok geç kaldım farkındayım aşure tarifim için:)
muharrem ayının bitmesine bir kaç gün kaldı .
Aşure hazırlamayanlar varsa veya değişik reçete ile tekrar hazırlarım diyenler için :))
işte benim reçetem.
Malzemeler:
2 su bardağı aşurelik buğday
1 çay bardağı pirinç
1,5 su bardağı nohut
1,5 su bardağı kuru fasulye
1,5 su bardağı kestane
1,5 su bardağı kuru üzüm
15-20 adet kuru kayısı
12-15 adet kuru incir
1 su bardağı süt
2 çay kaşığı tuz
1.300 gr toz şeker
Hazırlanması:
Öncelikle kuru fasulye ve nohut'u akşamdan ılık su ile ıslatın,ertesi gün ayrı ayrı tencerelerde pişirin ve süzülmeye bırakın.Kestaneleri ortadan bıçak ile bir kesik atın ,üzerine çıkacak kadar su doldurup bir taşım kaynatın.Daha sonra suyunu süzün kestanenin kabuklarını soyun, çok rahat kabuğundan ayrılacaktır.
Aşurelik buğday ve pirincin üzerine 2 litre su koyup kaynatın,bir iki dakika sonra ateşten alın
tencerenin kapağını sıkıca kapatıp sabaha kadar bekletin.
Şimdi önce geceden bir taşım pişirdiğimiz buğdayımızın yarısını başka bir tencereye alıyoruz
ve el blendr ile püre haline getiriyoruz ki nişastası açığa çıksın.Daha sonra püre halindeki ve taneli
buğdayları büyükçe bir tencerede topluyoruz ,üzerine ikibuçuk kg. su ilavesi ile pişmeye
bırakıyoruz.15-20 dakika sonra kenarda beklemeye bıraktığımız kuru fasulye ve nohutları ilave ediyoruz.Aşure pişerken sakın başından ayrılmayın, arada bir dibinden karıştırın ki çökmesin.
Daha sonra yıkayıp suyunu süzdüğünüz üzümleri ilave edin,üzümler hafif şişmeye başlayınca
sırası ile kestaneleri,kayısıları ve incirleri ilave edin bir taşım kaynayınca sütü ilave edin.
Ve en son şekeri ilave edeceğiz .Şeker miktarını damak tadınıza göre benim ölçümden daha fazla ilave edebilirsiniz kıvamını bozmayacaktır.
Aşurenin içine eklediğiniz şeker bütünleşince ,tencereyi ateşten alın ve kapağını sıkıca kapatıp yaklaşık yarım saat demlemeye bırakın. Daha sonra kaselere paylaştırıp üzerine tarçın fındık ,fıstık nar vs. ile süsleyip tercihan soğuk servis edin.
Afiyet Olsun...

NOT:
Aşurenin içine şeker ilave etmekte acele etmeyin ,zira kuru baklagiller iyi pişmemişse ve şekeri ilave etmişseniz ,kuru bakliyat sertleşecektir.Bu sebep ile aşurenin içindeki bakliyatın piştiğinden emin olduktan sonra şekeri ilave ediniz

19 Aralık 2011 Pazartesi

BİZ BÜYÜK AİLEYİZ


Tüm misafirlerime sevgilerimi selamlarımı gönderiyorum.Geçen haftayı hiç şikayet etmeden doyasıya yaşadığımdan bahsetmiştim:)demek ki yeni hafta nasıl başlarsa öyle devam edermiş ,
bu anlamda hepinize sağlıklı mutlu bir hafta dilerim:)
Evet geçen cumartesi günü Tümayımın kızı ,teyzelerinin  prensesinin  yaş günü vardı:))
hepimiz  yaş gününün yapıldığı mekanda toplandık.
Ne çabuk geçiyor zaman şikayet ettiğim kadar yok mu arkadaşlar:)daha geçen yıl Tümayımın doğum
telaşı içindeydik:)işte böyle duygusal ,duygusal yola çıktım. İnanılmaz trafikten sonra
Yaş günü yapılacak mekana geldim.Kapıda anneannesinin kucağında karşıladı  Simayım:)
pembe elbisesi içinde gerçek bir prenses gibiydi çokk şekerdi çok:))
Canlarımın hepsi de gelmişler  di,self servis hazırlamış tümaycığım,  fotoğraflamaya çalıştım
aşağıda görmüş olduğunuz gibi:))muhteşem hazırlanmış, organize edilmiş süper bir yaş günü oldu.
Günün altını çizeceğim olayı şu idi,ben kendimi sadece kına gecelerinde ağlar bilirdim ,yaş günlerinde de ağlar olmuşum bunu öğrendim:)))neden ağladım?
kim veya kimler  hazırlamışsa  ellerine emeklerine sağlık, muhteşem üstü bir sinevizyon gösterisi hazırlamışlar.Sinevizyon gösterisi sırasında , benim iradem dışında sağ gözümden büyük kütle halinde bir göz yaşı döküldü:)dur ne yapıyorsun dedim kendime,yaş günü bu:))elimde mendil gizli gizli silmeye çalışıyordum ,hafif sağa döndüğümde Tümayımın gözyaşı çoktan sel olmuş:))
şöyle bir göz gezdirdim salona ,kimi gizlemeye çalışıyor kimi kapıp koyvermiş:))
işte hayat bu olmalı,gözyaşlarımız inşallah her zaman böyle günlerde sel olsun:))
Çok keyifli harika bir gün oldu benim için.Simayımın  ömrü boyunca bahtı da güzel olsun, sağlıklı başarı dolu günleri ile biz büyük ailesi, annesi gibi onunlada gurur duyalım ,keyifli günlerde, her zaman ağlayalım bol bol...


Simay'ımın  bahtı  ve tahtı  yaşamı boyunca güzelliklerle dolu olsun.Sağlıklı, başarılı,ana babası ve biz büyük ailesi ile birlikte nice nice yeni yaşları olsun inşallah.İyi ki Doğmuşsun Simayım:)







15 Aralık 2011 Perşembe

MUZLU PORTAKAL AROMALI PUDİNG

Tüm misafirlerime selamlarımı gönderiyorum.Aralık ayında olduğumuz halde bugün istanbulda muhteşem güzel bir hava var:))bu güzel günleri dışarı çıkarak değişik aktivitelerle değerlendirmek lazım.Muzlu pudig ,Krem Karamel tarifim ile neredeyse aynı reçete .İçindeki irmik azaltılıp içine muz püresi ve portakal kabuğu  ekledim süper bi lezzet oldu :) muz ve portakal aroması severler için denenesi bir tarif tavsiye ederim.
Şimdilik sevgi ile kalın,görüşmek üzere...
Malzemeler:

1 litre süt
1 su bardağı toz şeker
3 çorba kaşığı  irmik
1 tane yumurta
1 çay kaşığı tereyağ
2 adet muz
1 portakal kabuğu rendesi
Hazırlanması:

Hazırlayacağınız tencereye ,püre haline getirdiğiniz muzlar  ve   irmik,şeker,yumurta,portakal kabuğu rendesi ilave edilip yumurta teli ile karıştırılır.Süt'ü azar azar karıştırarak  ilave edilir ve ocağa alınır.Devamlı karıştırarak muhallebi kıvamına kadar pişirilir.Üzeri göz göz olunca ateşten alınır,içine bir çay kaşığı
tereyağ ilave edilir.Mikserle 3-4 dakika çırpılır ve soğumadan kaselere paylaştırılır.
Afiyet Olsun..
NOT:
Selva makarnaların portakallı irmiğini kullanarak da hazırlayabilirsiniz.Portakal aroması istemiyorsanız ,bir paket vanilya ilave etmenizi öneririm.

13 Aralık 2011 Salı

SEBZELİ BÖREK

Tüm misafirlerime sevgilerimi gönderiyorum.Bugün yeniden çarşamba günü oldu:)bugünün bende takınlı gelişmesinden korkarım:))ama bu hafta hiç şikayet  etmeyeceğim zira dolu dolu yaşadım pazartesiyi ,salıyı:) işte böyle yaşanmalı ,her günü doyasıya yaşamalı insan değil mi:)
Dün  Belgin dostumla, büyük bir AVM'de  bütün bir gün birlikte olmaktan çok mutluydum doğrusu:)
Şunu yazmadan edemeyeceğim,Ne meraklı millet olmuşuz:)yani arkadaşım ile  sessiz konuşmalarımızı dinleyip dışarıdan karışan genç, beni sinirlendirmekten öte endişelendirdi,nasıl bu hale geldi bu toplum, herkes herkesin  özeline karışmayı kendine hak görmüş:)Tv. lerin bunda katkısının olduğuna eminim,tartışmaya açılan  proğramların çokluğundan  veya çocukcağızın konuşacak ,paylaşacak kimsesi olmadığından olsa gerek:)aslında bu hallere , yaşlı bilge amcalar ve teyzelerden alışıktım:) fakat gençlerin, yeni nesillerin bu tür davranışlarına ben alışamadım alışamayacağım da öyle gözüküyor:))
 Böreğime gelirsek:)kış sebzeleri ile hazırladığım bu börek tam bir öğün,sadece kızartma kısmı biraz
sakıncalı:)arada bir kaçamaktan hiç bir şey olmaz.
Pekala kızartılmadan da hazırlanabilir, fırında  pişirilerek de çok güzel olur .Galeta unu ile kızartmaktan vaz geçince:)
Bu böreği iki versiyonlu hazırlamıştım, bir  kısmını  sigara böreği gibi sardıktan sonra sadece üzerine fırça ile yağ sürerek gözleme gibi kızarttım.
Diğer kısmını ise yumurta ve galeta ununa bulayarak , biraz fazla yağın içinde:)fakat size önerim gözleme gibi kızartmanız veya üzerine yumurta sarısı sürerek doğru 180 derecedeki fırında pişirmeniz doğrultusunda olacaktır.
Tercih sizin,işte reçete...

Malzemeler:

3 adet yufka
1 tane irice kuru soğan
2 tane pırasa
1 büyük havuç rendesi
1 büyük çorba kasesi beyaz lahana
1/2  kahve fincanı  zeytinyağ
tuz,karabiber,pul biber

Hazırlanması:

Kuru soğanı küp küp doğrayın ,sıvıyağda  ısı alıncaya kadar kavurun.Daha sonra sırası ile
ince doğranmış pırasa,rendelenmiş havuç ve ince ince doğranmış lahanayı ekleyin ve  sebzeler yumşayıncaya kadar kavurun.Sonra ateşten alın tuz ve baharatlar ile kendi damak tadınıza göre lezzetlendirin soğumaya bırakın.
Bir yufkanızı  hamur tahtanıza serin.Üzerini  fırça ile yağlayın ve önce dörde daha sonra her parçayı üç'e kesin toplamda 12 parçaya bölmüş olacaksınız.
Elde ettiğiniz üçgen parçanın üzerine hazırladığınız içten yeterince koyup sigara böreği gibi sarın.
Yağsız tavada  fırça ile sürdüğünüz sıvıyağ ile önlü arkalı kızartın.
Galeta  Unlu Börek için:
Sigara böreği şeklinde sardığınız börekleri önce  çırpılmış bir yumurtaya , daha sonra galeta ununa bulayıp sıvıyağda kızartınız.
Hazırlayacak olanlara kolay gelsin...

ÇİĞDEN KEREVİZ SALATASI


Biz ailece  kerevizin her hali salatasını çok sevdik öyle gözüküyor:)bu tür salatalar  öğlenden sonraki çay sofrasına da yakışıyor ,akşam yemeklerine eşlik etmeyede ben böyle düşünüyorum fakat ev halkı öyle mi:) Daha kerevizi aldığım gün başlıyorlar ,bu ev ne kokuyor allasen demeye:)
Sofrada rağbet görmüyor diye  sadece kendim için alıyor yemeğini hazırlıyordum.Şunu açıklamadan olmaz ;çocukluğumda sofrada beni hiç kimse nazlamadı :)önümüze ne yemek geldiyse ben onu yemem, sevmem deme şansım yoktu elbette.O tabak bitecek:)))işte benim kerevizle aramdaki kuvvetli bağ oralardan sanıyorum:))zeytinyağlı veya kuzu etli kurufasulyenin içinde küp doğranmış kerevizi hiç denediniz mi ,tadı hala damağım da çok severim o yemeği:)

konuyu dağıttım sanıyorum:)) en son çocuklarımın katı yiyeceklere geçtiklerinde ısrarla  alırdım canım kerevizi,bir de blogger olunca:))
Blogger olmanın iyi yönleri nelerdir diye  anket yapılsa , en çok  maddeyi benim  sıralayacağım kesin:))gerçekten  hanede sevilmeyen bu sebzeyi ısrarla alıp ,allayıp pullayıp sofraya getirip yedirebilmek blogger olmanın avantajlarından:))
Biz kerevizin her halini çok seviyoruz:))Bu defa ki reçete kerevizin çiğ olarak hazırlanmış salatası..

Malzemeler:

2 tane kereviz
1 çorba kasesi dolusu sarımsaklı yoğurt
1/2 limon suyu

Hazırlanması:

Kerevizin kabuklarını derince soyun ,soyulmuş kerevizleri su dolu bir tasa bırakın.Rendenin iri gözü ile  kerevizleri tek tek rendeleyin .Arada bir limon suyu gezdirin ki karamasınlar.
Rendelenmiş kerevizleri sarımsaklı yoğurt ile karıştırıp servis edeceğiniz  tabağa alın.Üzerini
sıvıyağda yakılmış pulbiber gezdirerek süsleyebilirsiniz.

NOT:kerevizleri rendelerken,kararmamaları için  çabuk hareket etmeliyiz.PÜF NOKTASI ;Limon suyunu  rendelenmiş kerevizin üzerine dökmeyi unutmayın. kesinlikle karamasını önleyecektir

11 Aralık 2011 Pazar

BÖĞÜRTLENLİ FRAMBUAZLI CHEESECAKE

Yeniden  selamlar sevgiler tüm izleyenlerime.İyi bir Cheesecake(çizkek) hazırlanmasındaki PÜF NOKTALARINI   yazmaya çalıştım:)umarım faydalı olmuştur.
Uzun zamandır severek yediğimiz çizkek'i deniyorum,hazırlaması gerçekten çok kolay,buna rağmen hatalar çıkardım,  sebep! çok basit hatalar aslında.Lezzeti süper olup, sunum kötü olabiliyor servis ederken misafirlerin önüne getirmeden:))mutfakta bölüştürüp servis ediyorduk:))Daha sonra  dikkat edilmesi gereken noktaları  GÜLERİM'e sorarak en iyisini yapmaya başladım.Reçete sizin de farkettiğiniz gibi Güler'imin:)O, çizkek konusunda artık master yapmaya hazırlanıyor :))
Çizkek yapmayan, yapamayan kalmasın diye uzunca olacak post'u iki bölüm halinde yayımladım:) bundan sonra eminim ki herkes evinde hazırladığı çizkekleri yiyecek ,gönül rahatlığı ile misafirlerinin önünde servis edebilecekler:)))
Şimdilik  sağlıklı mutlu haftalar dilerim  görüşmek üzere.Sevgi ile kalın..

Malzemeler:

26 cm kelepçeli kek kalıbı

Tabanı İçin:
2 paket burçak bisküvi
1/2 çay bardağı süt (ince bel)

Kreması İçin:
600 gr labne peyniri
1 su bardağından iki parmak eksik toz şeker
1 paket çiğ krema
2 yemek kaşığı  un
3 tane yumurta
1 tane limon kabuğu rendesi
1 paket vanilya
Sosu İçin:
1 su bardağı böğürtlen ve frambuaz karışımı
1 çay bardağı toz şeker(ince bel)
1 yemek kaşığı nişasta
nişastayı ezmek için 1 çay bardağı su(küçük çay bardağı)

Hazırlanması:

Burçak bisküvilerinizi rondo'da un haline getirin  ve yarım çay bardağı süt ile yoğurup kelepçeli kalıbınıza taban oluşturun.Siz kremasını hazırlayıncaya kadar  buzdolabına  kaldırın.
Kremasını hazırlamak için ;labne peynirlerin suyunu süzün ve şeker ilave edin.Mikserle iyice çırpın
kremasını ekleyin ve bütünleşnceye kadar çırpmaya devam edin.Un ,limon kabuğu rendesi ve vanilyayı ilave edin yine bütünleşinceye kadar çırpın.
Yumurtaları tek tek ilave edin.(Önce bir yumurtayı küçük bir kaseye  kırın ki bayat olması ihtimalinde  kremanız heba olmasın)kremanın içine kırdığınız bir yumurtayı  mikserle  bütünleşinceye kadar çırpın.Kalan iki yumurtayı da aynı şekilde kırıp kremaya yedirin.
Daha sonra buzdolabındaki kelepçeli kalıbınızı çıkarıp hazırladığınız bisküvi tabanının üzerine dökün.Önceden ısıtılmış 165 derecedeki fırının üçüncü rafında yaklaşık 1-1,5 saat pişirin.
Fırının kapağını  45 dakika hiç açmayın üzeri hafif pembeleşince ,kalıbı hafif salladığınız zaman ortası sallanıyorsa fırının ısısını kapatın.Çizkek'i fırından çıkarmayın ılınıncaya kadar burada kalsın.
Frından çıkardığınız çizkek iyice soğuduğu zaman üzerine sosunu  dökebilirsiniz.
Üzeriiçin sos şu şekilde hazırlanır:
1su bardağı istediğiniz bir dondurulmuş veya taze meyve bir tencereye alıır üzerine 1 çay bardağı şeker ile meyveler  yumşayıncaya kadar pişirilir.Diğer tarafta  1 yemek kaşığı nişasta,1 çay bardağı su ile inceltilir,ip gibi meyvelerin üzerine akıtılır bir taraftan karıştırılır.koyulaşınca ateşten alınır.
Arada karıştırılarak soğuması sağlanır.iyice soğuduğu zaman cheesecake'in üzerine  döşenir.
Hazırlayacak Olanlara Şimdiden Kolay Gelsin...

CHEESECAKE HAZIRLAMANIN PÜF NOKTALARI

Tüm misafirlerime mutlu  pazarlar dilerim.Cheesecake (çizkek)benim gibi ilk defa hazırlamış  ve hata çıkarmışsanız :)veya çizkek hazırlamayı gözünüzde büyütüyorsanız işte size püf noktaları ile iyi bir çizkek hazırlamanın tarifi:)Yukarıda gördüğünüz benim ilk defa hazırladığım kivili çizkekim:)lezzeti süper oldu fakat sunum gördüğünüz gibi çok başarısız.Nerede hata yapmışım bunu sizlerlede paylaşmak istedim umarım ilk defa hazırlamak isteyenler için faydası olur:)
Öncelikle kelepçeli kalıbınıza pişirme kağıdını yukarıda fotoğrafladığım şekilde
yerleştirmelisiniz.Eğer pişirme kağıdını kalıbın içine gerdirmeden ,kalıbın kenar kısmına doğru yükselecek şekildeyerleştirirseniz , içine döktüğünüz hamurun kenar şekilleri kivili çizkek gibi görünecektir:)Bu hatayı yapmamak için kesinlikle pişirme kağıdınızı kelepçeli kalıba gerdirerek  bırakmalısınız.

Daha sonra rondoda un haline getirdiğiniz  kepekli   bisküvilerinizi yağ ile değil yarım çay bardağı süt ile önce yoğurup sonra kelepçeli kalıbınıza eliniz ile bastırarak taban
 oluşturmalısınız.Hamuru kelepçeli kalıba  yaymada sorun yaşarsanız,elinizi hafif hafif ıslatarak işinizi kolaylaştırabilirsiniz .Şimdiye kadar un haline getirdiğimiz bisküvileri   erimiş yağ ile  harmanlayıp hazırlıyorduk ,bu reçetede  süt ile yoğruluyor bu fikir sevgili Şefika'nın.Denedim çok başarılı oldu .Bisküviler yeterince yağlı, bir de üstüne dışarıdan yağ eklenmesini istemiyorsanız kesinlikle siz de bu şekilde denemelisiniz şiddetle tavsiye ederim.
Oluşturduğumuz  çizkek tabanını kremasını hazırlayıncaya kadar
 buzdolabında bekletiyoruz.Hazırlamış olduğumuz kremayı ,kelepçeli kalıbımıza döküyoruz.Bir kaç defa ,kalıbı hafifçe tezgaha vuruyoruz ki içindeki havanın çıkmasını sağlıyoruz,ve üzerinde gördüğümüz kabarcıkları kürdanla patlatıyoruz olabildiğince tabii:) Zira   hamurun içinde kalan hava  çizkek'in üzerinin çatlamasına sebep olur.Aslında çok da önemli değil üzeri sosla kaplandığı için görülmeyecektir:)fakat siz yinede gerekeni yapmalısınız derim ,çatlarsa yapacak bir şey yok:))
Önceden ısıtılmış 165 derecedeki fırında  pişirin fırının kapağını hiç açmayın.
Peki piştiğini nasıl anlarız?Pişme süresi yaklaşık 1-1,5 saat sürebilir  en azından ilk 45 dakika hiç açmayın ,daha sonra ki kontrolleriniz sık olmamalı.Çizkekin ortsı kalıbı salladığınız zaman hafif oynuyorsa kenar kısımları sertleşmiş ise pişmiş demektir.
Pişen çizkek'i fırından almıyoruz.Fırının  ısısını kapatıp,çizkek ılınıncaya kadar fırında bırakıyoruz.
Sonra fırından çıkarıyoruz .Servis için tavsiyem bir gün dinlenmesi olacaktır.Üzerine dökeceğiniz sosu servis etmeden bir saat kadar öncede serebilirsiniz.
İşte bütün kaideleri yerine getirerek ,yukarıda gördüğünüz hatasız bir çizkek'iniz olacaktır.
En kısa sürede yeni bir çizkek reçetesinde görüşmek üzere.
Sağlıklı ve Mutlu Kalın...

7 Aralık 2011 Çarşamba

ISPANAKLI TUZLU KEK


Değerli misafirlerim ve blog arkadaşlarım hepinize sevgilerimi  selamlarımı gönderiyorum.
Yine çarşamba günü bitti bu ne demek hafta sonuna geldik:))eminim bir ben değilim böyle yoğun yaşayan ,daha bir önce postuma gelen yorumlarımı okuyup açamadım bile:) bu arada  yorum bırakan sayfamı inceleyen herkese çok teşekkür ederim:)
Yarın kahvaltıya misafirim var:)güldüm, zira yeni denemeler için  fırsat bu fırsat demek:)
ev ahalisi artık isyanlarda:))  fakat  onların fikrini almadan olmuyor elbette, 00,30 kek fırından çıktı ve tadım için  servis edildi:)))yine bana kıyamadılar birer  dilim yiyerek değerli fikirlerini
sundular:)kek henüz çok sıcak olduğu için sanıyorum biraz yumurta kokusu  vardı.Soğuduğu zaman
eseri kaldı,bunun dışında enfes bir  kek  oldu.Bu reçeteyi sevgili  Zerrin'den aldım.Sadece  yağ kısmında biraz değişiklik yaptım her zaman olduğu gibi Orjinali Burada.
Kış mevsiminin muhteşem sebzesi ıspanağı çok severek tüketiyoruz,ıspanak ile ilgili reçetelerimi arka arkaya yayımlamak istiyorum.Bakalım, kısmet:))
Görüşmek üzere,sevgi ile kalın...

Malzemeler:

1 Demet ıspanak(2 adet roka demeti kadar )
3 tane yumurta
1/2 çay bardağı süt(ince bel çay bardağı)
100 gr tereyağ(eritilmiş soğutulmuş)
5 yemek kaşığı zeytinyağ
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Hazırlanması:

Ispanağı yıkadıktan sonra ince ince doğrayın kenarda beklesin.Yumurtaları karıştıracağınız tasa kırın üzerine tuzu ekleyip mikserle iyice çırpın.Daha sonra süt ve yağları karıştırın çırpmaya devam edin.
un'u , kabartma tozunu,karabiberi  ilave edin çırpmaya  devam,ve ıspanakları ekleyip  kaşıkla karıştırın,ıspanaklar fazla geldi diye düşünmeyin ,pişince çöküyorlar.Katı bir yağ ile yağlanmış kek kalıbına dökün.Üzerine rendelenmiş kaşar peynirinni serpin ,doğru fırına.Ben soğuk fırına sürdüm ve  165 derecede pişirdim .Pişip pişmediğini kürdan batırarak kontrol edip fırından aldım.Ilınınca servis edin.
Afiyet Olsun...

6 Aralık 2011 Salı

ÇİKOLATA SOSLU HAVUÇLU KEK


Tüm misafirlerime  mutlu günler dilerim.  Elmalı Havuçlu  Kek'ten sonra arayıda fazlaca açmadan 
reçetenin yeni versiyonunu   yazmak istedim:))bu tarifim arşivde bekliyordu aslında.Pasta hazırlamam gerektiği zaman, özellikle havuçların ve elmaların lezzetini aldığı kış mevsimin de mutlaka pasta  kek'imi  bu şekilde hazırlarım.Kek içinde kullandığımız  sebze ve meyvelerden ötürü sağlıklı besleyici tam bir kış pastası oluyor:)şiddetle tavsiye ederim,daha önce tarifini verdiğim havuçlu elmalı muffinler ile aynı reçete sadece bu tarifde elma yok, kakao var :))  pastanın ara kremasında muz olabilir,arzunuza kalmış..

Şimdi nasıl hazırlamışım işte tarifi;

Malzemeler:
3 tane yumurta

1 su bardağı toz şeker

1 çay bardağı sıvıyağ (ajda çay bardağı)

1 çay bardağı süt (ajda çay bardağı)
1 kahve fincanı portakal suyu
limon ve portakal kabuğu rendesi(bu kek'e çok yakışıyor)
1 paket kabartma tozu

2,5  su bardağı un
3 yemek kaşığı kakao
3 tane havuç rendesi
1 tatlı kaşığı tarçın

1 su bardağı çekilmiş ceviz
Hazırlanması:
Oda ısısındaki yumurtalar ile şekeri krema kıvamına kadar çırpın.Sonra sıvıyağ,süt ,portakal suyunu ilave edin ,mikserin ayarını düşürün ve çırparak bütünleşmesini sağlayın.
Daha sonra un,kabartma tozu,kakao ve  tarçın'ı ekleyin yine düşük ayarda bir iki saniye çırpın.
Ve en son rendelenmiş , havuçları ekleyip bundan sonra tahta kaşık ile karıştırın cevizi de ekleyip homojen bir kıvamı oluşturunca ,yağlanmış kek kalıbınıza veya  26 cm kek kalıbına dökün. Önceden ısıtılmış 170 derecedeki fırında pişirin.
İlk 20-25 dakika fırının kapağını hiç açmayın ,daha sonra bir kürdan veya bıçağın ucu ile kontrol edin,kürdanın ucuna hamursu kek gelmemişse fırından alabilirsiniz.

Ara  Kreması  İçin:
2,5 su bardağı süt
2 çay bardağı toz şeker(küçük çay bardaklarından)
1 çay bardağı un
2 tatlı kaşığı nişasta
1 yumurta sarısı
1 paket vanily
1 çay kaşığı tereyağ
1 tane muz(istenirse)

Hazırlanması:
Vanilya hariç bütün malzemelerle karıştırarak muhallebi hazırlayın.Ateşten alınca vanilya ilave edin ve yağı ilave edin   iyice  karıştırarak bütünleşmesini sağlayın.
İlk sıcaklığı çıkınca fazlada soğumasına izin vermeden ortadan ikiye kestiğiniz kek'in arasına döşeyin.İstenirse bir tane dilimlenmiş muz da muhallebinin üzerine dizilebilir.Daha sonra   ayırdığımız  kek'in diğer yarısı kapatılıp,üzerine çikolata sos dökülür.
Üzeri İçin:
1 paket çikolata sos
2 su bardağı süt ile karıştırarak pişirilir.İlk sıcaklığı çıkınca ,pastanın  tam ortasına dökülerek soslanır.

4 Aralık 2011 Pazar

ELMALI HAVUÇLU MUFFİN


Sağlıklı huzurlu yeni haftalar dilerim tüm misafirlerime.Geçen hafta  rüzgar gibi geçti,gitti:)
bazen bir tek  pazartesi gününü hatırlıyorum bir bakmışım hafta sonu olmuş,geçen haftanın hiç bir  gününü hatırlamıyorum:))birden cumartesi günü oluverdi:))
yeter ki sağlıklar huzurlar  iyi olsun,yapacak bir şey yok hayatı  hızlı çekime alınmış gibi
yaşıyoruz,eminim sizlerde böylesiniz:))
Geçen hafta cumartesi günü, Ebru'mun afacan oğlu Emir'in ilk doğum günü partisine davetliydim :))
çocuk ilk okula yeni başladı aslında ,bugüne kadar yapılmamış doğum günü:)nedeni  ağustos doğumlu olması,o tarihte  eş ,dost herkesin tatile gitmesi:))halbu ki çocuklar ne kadar önemsiyorlar böyle günleri, onlar için çok önemli:)bizim hanede oğlandan duymadım yada hatırlamıyorum benim doğum günüm ne zaman diye,fakat prenses öyle değil:))aylar öncesinden başlar doğum günü hazırlıkları:)o enerjisini birazda derslerine verse, bizi  daha da mutlu edecek aslında:))
Neyse Emirin doğum gününe dönelim:)) Ebru , kardeşleri ve akrabaları
tarafından sofra muhteşem hazırlanmıştı, hepsi  birbirinden enfes muhteşem lezzetlerdi ,bir yemek bloggeri olarak, bir kaç reçete ile geri  döndüm:))
Yeni insanlarla tanışmaktan mutlu oldum elbette, fakat konu bana bağlanınca  övgülerden utandım:))
ilk defa böyle oldu:)) Blog açtığım ilk günler de , sayfama yazı yazmakta  zorlanırdım, kısmen de olsa bunu aştım sanıyorum:) fakat şimdi konuşma da zorluk yaşıyorum:)bu doğal bir süreç sanıyorum nice  iyi yazarların iyi bir konuşmacı olmadığını biliyorum:)bu konuyu  acil halletmek lazım:)
Dostlarımın ,arkadaşlarımın  sevgilerini ve desteklerini alıyor sevgilerimle  çoğaltıp tekrar kendilerine geri gönderiyorum.Orada teşekkür ettiğimi hatırlayamıyorum:))
Buradan hepinize çok teşekkür ederim...

Şimdi reçeteye dönelim:)Elma ve havuçlu kek muhteşem bir lezzet ,limon ve portakal kabuğu rendesi ile lezzetine lezzet katarsınız şiddetle öneririm.
Şimdilik sevgi ile kalın görüşmek üzere...

Malzemeler:

3 tane yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı sıvıyağ (ajda çay bardağı)
1 çay bardağı süt (ajda çay bardağı)
1 kahve fincanı portakal suyu
limon ve portakal kabuğu rendesi(bu kek'e çok yakışıyor)
1 paket kabartma tozu
3 su bardağı un
2 tane  havuç rendesi
1 orta boy elma rendesi
1 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı  çekilmiş ceviz

Hazırlanması:

Oda ısısındaki yumurtalar ile şekeri krema kıvamına kadar çırpın.Sonra sıvıyağ,süt ,portakal suyunu ilave edin ,mikserin ayarını düşürün ve çırparak bütünleşmesini sağlayın.
Daha sonra un,kabartma tozu tarçın'ı ekleyin yine düşük ayarda bir iki saniye çırpın.
Ve en son rendelenmiş elma, havuçları ekleyip bundan sonra tahta kaşık ile karıştırın cevizi de ekleyip  homojen bir kıvamı oluşturunca ,mafin kalıplarınızın yarısının biraz üstüne kadar kaşık ile doldurun.Önceden ısıtılmış 170 derecedeki fırında pişirin.
İlk 20-25 dakika fırının kapağını hiç açmayın ,daha sonra bir kürdan veya bıçağın ucu ile kontrol edin,kürdanın ucuna hamursu kek gelmemişse fırından alabilirsiniz..
Afiyet Olsun... 
NOT:Muffin kek tariflerinin tümünü , kek kalıplarında veya istediğiniz bir kalıba dökerek de hazırlayabilirsiniz.

Bu tarifimi YEŞİL   MUTFAKTAN  TARİFLER  arkadaşıma gönderiyorum.Nazik davetine çok teşekkür eder kendisine kolaylıklar dilerim...


2 Aralık 2011 Cuma

KURU BİBERLİ YUMURTA


 Herkese  güzel bir cumartesi günü dilerim  değerli izleyenlerim ve blog arkadaşlarım.Evde öğrenci mi var vay halinize:)bu yıl  LGS  var , artı okul dersleri derken prenses'ten yardım alamıyorum , iki yakam bir arada değil:)geçen yıllardan daha fazla koşturma içindeyim her tarafa yetişebilmek için .
evin içinde  ördek gibiyim:)) evdeki  yoğun saatlerde biraz yardım diyorum, tamam anne, kız yok ortada:))acil işler olmadan dışarı çıktığım yok bu aralar,geçen gün ben dışarıdayım ,telefon açtım eve kız gelmiş ,kızım çamaşırın aciliyeti var lütfen asarmısın:ne dese beğenirsiniz
tamam; sen pamuk prenses ben kül kedisi,asarım elbette:))))
kendi okul günlerim  gözümün önünden hızlıca aktı:))beni bu kadar nazlıyan olmamıştı galiba:))
çocuklara her şeyi hazır sundukça iyi mi yapıyoruz,kötü mü .
Metropollerde hayatın hızına yetişmek gerçekten zor,çocuklarda haklı mı :)bilemiyorum.

Neyse ki, ben yine blogumla mutluyum:)fakat kış sebzeleri  ile alanımın  çok kısıtlanmış olduğunu hissediyorum.Ne yazık ki böyle:)kışın her sebzeyi ve bakliyatı pişiremem, ne zaman bu tür yemek hazırlasam iş yerlerinde de aynı yemeği yemiş olurlar tesadüf:)))
Kuru biber ise yazın anneciğimin bahçesinden,organik yetiştirdiği ve  kuruttuğum biberlerden:)) aşağıda gördüğünüz gibi:)biberleri sapından temizleyip ,uzunlamasına dörde böldüm ve güneşte kuruttum:)
Genel olarak  kıymalı soğan ile kavurarak hazırlarım ,bloglarda  değişik tarifler görüyorum onları  da listeme aldım deneyeceğim elbette.
Bizim hanede kuru biberli yumurtayı ben ve çocuklar çok severek yiyoruz,şef sevmiyor ,rica ederim bu yemeği hazırlama ,hatta aklından bile geçirme diyor:)))hayır biz üç'e bir öndeyiz değil mi,arada bir pişmeli:))ben reçeteyi  vereyim bakalım siz beğenecekmisiniz.

Hepinize sağlıklı mutlu hafta sonları tatilleri dilerim.Görüşmek üzere...

Malzemeler:
50 gr kurubiber(bir tutam kadar)
3 tane orta boy  kuru soğan
150-200 gr kıyma
domates püresi
1/2 kahve fincanı zeytinyağ
yumurta
tuz

Hazırlanması:

3-4 su bardağı su kaynatın ve kuru biberleri yumşayıncaya kadar pişirin süzün soğuyunca elinizle fazla suyunu sıkın,biberleri ezmeden.
Diğer tarafta soğanları istediğiniz şekilde doğrayabilirsiniz, isterseniz yarım ay şeklinde dilerseniz küp şeklinde.
Soğanları zeytinyağında  soteleyin ve kıymayı ilave edin birlikte kavurun.Kıyma suyunu salıp çekince kuru biberleri ilave edin,3-4 dakika kadar kavurmaya devam edin ve domates püresini  dökün. Soğanlar  iyice yumşayıncaya kadar  kadar kısık ateşte pişirin.
Daha sonra  kaşığın tersi ile çukur açıp,yumurtalara  yer hazırlayın.İstediğiniz sayıda yumurtaları kırın.ve yumurtalar pişince ocaktan alabilirsiniz.
NOT:Bu yemeği kıymasız da hazırlayabilirsiniz, aynı şekil de.Hatta içine mantar ekleyebilirsiniz enfes oluyor.
Yumurtaları kuru biberlerin üzerine kırdıktan sonra 1 yemek kaşığı tereyağını eritip  yumurtaların üzerine dökerseniz lezzetini artırmış olursunuz.
Hazırlayacak olanlara kolaylıklar dilerim...

1 Aralık 2011 Perşembe

PANCAR TURŞUSU


Pancar turşusunu sevmeyen varmıdır:)yok yok  şöyle yazmalıyım pancar turşusunu sevenler parmak kaldırsın:)))Biz çok seviyoruz çok,neredeyse soframızdan hiç eksik olmaz,muhteşem rengi ,sayısız faydaları ile sizde sofranızın baş tacı  yapmalısınız:)hazırlaması çok kolay ve enfes bu  lezzetten mahrum bırakmayın kendinizi ve ailenizi:)
Pancar turşusunu sadece turşu olarak tüketebileceğiniz gibi salataların üzerinde garnitür olarak da kullanılabilirsiniz, hatta yemek olarak hazırlayan arkadaşlarım da oldu .Denemelerim devam ediyor muhteşem sebze için ,gurmelerim tarafından onay almış  reçeteleri sizlerle paylaşacağım elbette:))
şimdi çabuk  pancar turşusunu nasıl hazırlamışım işte reçetesi..

Malzemeler:
1 kg pancar
3-4 diş sarımsak
1 çay bardağı üzüm sirkesi(ajda çay bardağı)
tuz

Hazırlanması:

Pancarları çok güzel yıkayın üzerinde çıkıntı oluşmuş dallarını kesin.Büyükçe bir tencereye pancarlarınızı alın ,üzerine çıkacak kadar su doldurun.Aynı patates haşlar gibi ,yumuşayıncaya kadar pişirin.Bıcağın veya çatalın ucunu batırdığınız da  yumuşamış ve pişmiş olduğunu anlayacaksınız.
Tenceredeki pancarların suyunu süzün ve ılınınca  önce kök kısımlarını kesin daha sonra  neredeyse bıçak kullanmanızı gerektirmeyecek kabuklarını soyun.
İstediğiniz büyüklükte doğrayın üzerine tuz serpmeyi unutmayın.Tadarak karar verin tuz oranına
rendelenmiş sarımsağı sirke ile karıştırıp ,doğradığınız pancar ile bütünleştirin.Yiyeceğiniz kadarını servis edeceğiniz tabağa alın arzu ederseniz bir iki yemek kaşığı zeytinyağ ilave edebilirsiniz.
Afiyet Olsun...
NOT:Pancarın haşlanmadan önce kabuklarının soyulması taraftarı değilim, zira kırmızı kan rengini haşlama suyuna  verdiği  için  renk kaybı oluşuyor.Sizin arzunuza kalmış,önceden soyup ortadan kestikten sonrada hazırlayabilirsiniz...

30 Kasım 2011 Çarşamba

TUZLU KURABİYE


Tüm misafirlerime sevgilerimi gönderiyorum.Tuzlu kurabiyeleri  daha çok sevmeme rağmen ,nasıl olmuşsa tatlı tariflerim çoğunlukta gözüküyor:)
Daha önce türünün en iyisi dediğim Simit poğaça  vardı :))tuzlu kurabiye tarifimi de şiddetle öneriyorum,hazırlaması pratik ve lezzetli oldu.Reçete Asuman'cığımın,  bir çok kez hazırladım  fakat biraz değişikliğe gittim:)tereyağını azalttım , her zaman olduğu gibi orjinali Burada..
sağlıklı ve sevgi ile kalın...
Malzemeler:
125 gr tereyağ(oda ısısında)
1 türk kahvesi fincanı sıvıyağ
1,5 türk kahvesi fincanı  yoğurt
1 tane yumurta(sarısı üzeri için)
3 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz

Üzeri İçin :
susam


Hazırlanması:

Tereyağ,sıvıyağ,yoğurt ve yumurta akı homojen oluncaya kadar iyice karıştırılır.Kabartma tozu ve un eklenerek ele yapışmayan bir hamur elde edilir.30 dakika dinlendirilir.Hamurdan ceviz büyüklüğünde bir parça koparılıp yuvarlanır.
Yumurta sarısının içine bir yemek kaşığı sıvıyağ eklenip karıştırılır.Ceviz büyüklüğünde koparıp yuvarladığımız hamur önce yumurta sarısına daha sonra susama batırılıp ,pişirme kağıdı serilmiş tepsiye dizilir.Hamurların hepsi tamamlandığı zaman kahvaltı bıçağı ile hamurmurların üzeri artı şeklinde kesilir.
Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.
NOT:Benim hazırladığım şekilde  içine ilave ettiğim un yeterli geliyor.Fakat sizin yoğurdunuzun sulu olması ihtimali ile bu şekilde de hazırladım:)o zaman yarım su bardağı daha un ilave etmeniz
gerekiyor daha fazla ilave etmeyiniz lezzetini bozabilirsiniz.
Hamur çabuk toparlanan, ele yapışmayan bir hamur oluyor.

27 Kasım 2011 Pazar

TAHİNLİ KURABİYE


Selamlar sevgiler arkadaşlar.Arşivde bekleyen  ailece çok beğendiğimiz tahinli kurabiye tarifimi denemenizi öneririm:)reçeteyi  MİNE'ciğimin sayfasından aldım.Sadece kurabiyeleri  şekillendirirken büyük parçalar koparmamanızı tavsiye ederim zira  Bengü  kurabiye hamurundan cevizden küçük parçalar  kopararak hazırlamıştı o şekilde olanları ben daha çok beğenmiştim::)
Tahinli kurabiyenin hamurunu hazırlarken nasıl zor toplanan bir hamur ise,yediğimiz zaman da büyükçe bir lokma koparmışsak damağa yapışıyor:)küçük hazırlanmış kurabiyeler de  böyle bir şey söz konusu olmuyor.Hatta Bengü, hamuru ikiye bölerek bir yarısına bir kaç kaşık kakao ilave etmiş :)
kurabiyelerin yarısı kakaolu diğer yarısı sade olmuş,sunum da harika oluyor,yemesi de öyle elbette:))
Bu önemli bilgilerden sonra  işte reçete:)nasıl hazırlamışım buyrun..

Malzemeler:

1 su bardağı tahin
1 su bardağı pudra şekeri
1 çay bardağı sıvıyağ(küçük çay bardağı)
1/2 su bardağı ince çekilmiş ceviz
1 paket vanilya
2 su bardağı un

Hazırlanması:

Tahin ,sıvıyağ,pudra şekeri,ceviz ve vanilya'yı kendi içinde karıştırın.Un'u azar azar ilave edin
çok zor toparlanan bir hamur oluyor hiç endişelenmeyin,un gerekiyor ise çok dikkatli ve azar azar biraz daha ilave edebilirsiniz.Bu ölçülerin dışında ben ilave etmedim.
Hamurdan cevizden küçük  parçalar koparıp fırın kağıdı serilmiş tepsiye dizin.
Önceden ısıtılmış 175 derecedeki fırında kurabiyelerin altı kızardığı zaman fırından alın.
Soğuyuncaya kadar bekleyin ,sıcak kurabiye çabuk dağılabiliyor soğuduğu zaman
kırılganlığı gidiyor.

Afiyet Olsun..

TIRTIL KURABİYE -1-


Herkese sevgilerimi gönderiyorum...Tırtıl kurabiye reçetemi aynı hamur ile iki farklı şekil de göstereceğim .
Yukarıda gördüğünüz şekil  klasik hepinizin bildiği gibi ben sade olmasını istediğim için uç kısmını çikolataya ve hindistan cevizine batırmadım.:)Dilerseniz benmari usulde;erittiğiniz çikolataya kurabiyenin uç kısmını batırıp ,hindistan cevizine veya çekilmiş antep fıstığına batırap süsleyebilirsiniz.Özellikle limon kabuğu rendesini şiddetle öneririm.
Diğer vericeğim şekilde damla çikolatalı olacak:)
şimdilik sevgi ile kalın hepinize sağlıklı mutlu haftalar dilerim...

Malzemeler:

250  gr tereyağ(oda ısısı)
1 su bardağı pudra şekeri
1 kahve fincanı  sıvıyağ
2  tane yumurta
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Aldığı kadar un(ben 4,5 su bardağı kullandım)
1 tane limon kabuğu rendesi

Hazırlanması:

Tüm malzemeler ile  hamur hazırlayın.Un'u kontröllü ekleyin ,kullanılan un farklılık gösterebilir.
 sert olmayan bir hamur elde etmeniz gerekecek.Daha sonra hazırladığınız hamuru tırtıl kurabiye aparatından  parmak uzunluğunda  şekiller sıkarak fırın kağıdı serilmiş tepsiye dizin.
Önceden ısıtılmış 175 derecedeki fırında  pişirin.Üzeri çok kızarmamalı,kurabiyelerin altı kızarmış ise fırından alabilirsiniz.

BARDAK POŞET ÇAYLI KAHVALTI GEVREKLİ KURABİYE

Tüm misafirlerime sevgileri selamlarımı gönderiyorum.Heycan ve adrenalin yüksekliği  benimle özdeş bunu artık herkes iyi biliyor:))artık bu saat'ten sonrada  rahat sakin biri olacağımı da hiç sanmıyorum:)ama olsun heycan olmadan ,iyi bir şeyler olmuyor değil mi arkadaşlar:) bende ki elbette fazla :)) fakat  ilgilendiğimiz işi zevkli hale getirmek için heycan önemlidir diye düşünüyorum:))
Hayatta heycan duyduğunuz her neyse onları bulmanızı,herkesi de bu heycana ortak etmenizi tavsiye ederim:))bu coşku anlatılmaz yaşanır.Benim  HEYCANIMA ortak olan tüm dostlarıma, misafirlerime blogcanlarıma bir kez daha çok teşekkür ederim.İyi ki varsınız:)

Çaylı kurabiye'yi canım kızkardeşim  özlem'in sayfansından almış defalarca hazırladı:)
ben de hazırladım  nefis bir kurabiye oldu,içinde  fındık, fıstık var sanılıyor:)kurabiye canavarları bu reçeteyi mutlaka denemeli tavsiye ederim:)
Görüşmek üzere sağlıklı sevgi ile kalın...
Malzemeler:
250 gr tereyağ(oda ısısı)
1 su bardağı şeker
2 yumurta sarısı(1 yumurta akını  üzeri için ayır)
2  tane bardak poşet çay
1 çay bardağı sıvı yağ(ince bel)
2 yemek kaşığı  nescafe(1 yemek kaşığı da olabilir)
1 tatlı kaşığı tarçın
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

Üzeri İçin:
1 yumurtanın akı
İstenilen kahvaltı gevreği(rondo da irice çekilmiş)

 Hazırlanması:

Yumurta,şeker ve yağı  yoğurup bütünleştirin.Sonra içine  bardak poşet çayın kağıt kısmını kesin ve toz kısmını hamurunuza ekleyin.Daha sonra kalan malzemenizi sırası ile sıvıyağ,kafeyi,tarçın'ı ilave edin bir taraftan yoğurun.
Kabartma tozunu ilave edin yavaş yavaş un ilavesi ile  kulak memesi yumşaklığında hamur elde edin.
Ceviz büyüklüğünde kopardığınız parçaları önce yumurta akına sonra  çekilmiş kahvaltı gevreğine batrın ve pişirme kağıdı serilmiş tepsinize aralıklarla yerleştirin.Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında  üzeri kızarıncaya kadar pişirin.Soğuduğu zaman servis edin.
Hazırlayacak Olanlara Kolay Gelsin...

23 Kasım 2011 Çarşamba

SOFRA DERGİSİNE MİSAFİR OLDUM




Tüm misafirlerime sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum.Öncelikle  bütün  Öğretmenlerimizin günlerini kutluyorum ,hayatını kaybeden öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum.
Sizlere de öyle olur mu bilmem  ,hayat bazen inceden inceden üzüntülü ve acı günleri ard arda getirir ,bazen de süprizleri,güzel günleri ,sevinçleri  hatta mucizeleri  de getirdiği de olur benim hayatım da:)
Geçen haftadan bu güne yoğun olarak bu güzellikleri ve sevinçleri yaşamaktayım :)hayat bayram olsa dedikleri bu olsa gerek diye diye:) ayaklarımın yer ile temasını  şu ara hissetmiyorum:))
Geçen  günlerde uzun zamandır görmediğim kuzenlerim ile birlikte olmak :)dünya ya geleli henüz dört ay olan  Zehra prenses ,hepimizi bir araya getirmeyi başardı:))maşallah öyle güzel ki bebek kokusunu özlemişim net  olarak anladım:)

Sonra ,yılan hikayasine dönen SOFRA DERGİSİ  yemek çekimi buluşması:)

Yirmi iki ağustos tarihinde  SELMA ŞEN hanımın mail'i ile  ayaklarım yerden kesilmişti  zaten:)
o gün bugün iflah olmadım desem hiççç yalan olmaz:) çok heycanlı günler yaşadım kendi halimde, neler yapabilirim diye ,sonunda çekim günü geldi çattı:)ben bu yazıyı hazırlayıncaya kadar yarın oldu tabiii:)
Dün  fotoğraf çekimini gerçekleştirmek üzere  ERKİN ÖN  beyefendi ile   hazırladığım lezzetleri düzenlemek  üzere SELMA ŞEN hanımefendi'yi evimde ağırladım:)onlarda beni  SOFRA dergisine misafir ettiler aynı zaman da:))
Konuyu dağıtmadan:) sizleri haberdar etmeden içim rahat etmez ,Erkin bey , Selma hanım ve mehmet ateş
fotoğrafçılık kursu başlattılar ,bir profesyonelden  bu eğitimi almak gerçekten harika, bu güzel haberi
paylaşmak istedim doğrusu.
Gün ,benim panik yaptığım ,düşündüğüm gibi değildi:))muhteşem eğlenceli ve güzel geçti ,beni takip edenler iyi bilirler anıları topladığımı:))yirmi üç kasım da anılarda yerini aldı elbette:)
İçinde benim tariflerim bulunan SOFRA DERGİSİ yayına çıktığı zaman sizleri haberdar edeceğim:)

Dergi çekim günü beni yalnız bırakmayan  canlarım kızkardeşim İlhan ve komşum  İrem'ciğime de teşekkürü bir borç bilirim:)

Ekibini evime kadar gönderen beni onurlandıran SOFRA  DERGİSİNE , özellikle emeklerine bizzat şahit olduğum ERKİN beye ve SELMA hanıma çok teşekkür ederim:)
Şimdilik haberlerim bu kadar arkadaşlarım ve değerli misafirlerim ,en kısa zaman da yeni tariflerle
görüşmek üzere , sağlıkla ve sevgi ile kalın... 



17 Kasım 2011 Perşembe

BALKABAKLI MUHALLEBİ


Her yıl  en az bir defa hazırlanır bu tatlı bizim hanede :)Ben severim böyle lezzetleri aslında da
bizim hane halkı çok enteresan:)kabak tatlısını  severek yerler ee üzerine serdiğim yalancı muhallebiyi de pek severler))ikisi bir araya getirilmiş kabaklı muhallebinin sadece muhallebi kısmını yerler:))bir bakmışsınız kabak kısmı olduğu gibi duruyor:))bunu daha çok çocuklar yapıyor.
Mutfakta çareler tükenmez :)o zaman hemen kabakların içine bisküvi ilavesi ile tekrar kıvam buldurup,yuvarlıyorum hindistan cevizine veya çikolata rendesine bulayıp kabaklı trufflar oluşturuyorum:))üzerine de süslü kürdanlar :)bayılıyorlar gerçekten bu yeni tarif mi diye
mırıl mırıl yiyorlar,bu yazıyı okurlarsa bilmiyorum halimi tabiii:)))
Tekrar görüşmek üzere , sağlıklı mutlu hafta sonları dilerim hepinize...

Malzemeler:

1 kg balkabak
1 su bardağı toz şeker(tatlı severler 2 su bardağı ekleyebilir)
3-4 yemek kaşığı su
1 paket  kepekli bisküvi
1 su bardağı ceviz
3-4 yemek kaşığı damla çikolata

Muhallebisi İçin:

125 gr tereyağ
1 su bardağı un
1 yemek kaşığı nişasta
1 su bardağı toz şeker
1 litre süt
1 paket vanilya

Hazırlanması:

Ayıklanıp dilimlenmiş kabakların üzerine, şeker ve suyunu ilave edin .Önce harlı ateşte daha sonra ateşi kısarak yumuşayıncaya kadar pişirip soğutun.
Un haline getirdiğiniz burçak bisküvileri  ceviz ile harmanlayın.Pişirdiğiniz kabakları püre haline getirin ,içine bisküvi karışımını ilave edin.kıvamı çok katı olmuşsa biraz kabağın bıraktığı şerbetten ilave edin ,aynı şekilde kıvamı cıvık kalmışsa bisküvi ilavesi ile  istediğiniz kıvamı bulmaya çalışın.
Muhtemelen verdiğim ölçü tam gelecektir,olası aksilikler için di önerilerim..
Tatlının tabanını oluşturmuş olduk böylece.Servis tepsisine serebilirsiniz, üzerini kaşıkla düzeltin.
Şimdi üzerine damla çikolata serpin,elbette arzunuza kalmış fakat kabak ve çikolata muhteşem lezzetli oluyor bilginize..
Muhallebisini hazırlayana kadar  tatlıyı buzdolabına kaldırabilirsiniz.
Muhallebi için:
Yağ,un ve nişastayı çiğ kokusu çıkıncaya kadar kavurun.Ateşten alın ,yumurta teli ile karıştırın azar azar soğuk sütü ilave edin ,bir taraftan da tel ile karıştırın böylece topak olmadığını göreceksiniz.
Sütün hepsini karışıma yedirince tekrar  ocağa alıp muhallebi kıvamına kadar pişirin.koyulaşınca ateşten alın ve  vanilyayı  ilave  edin bütünleşinceye kadar karıştırın .Buzdolabında bekleyen kabağın üzerine serin.
Ilınınca tekrar dolaba kaldırıp ,iyice soğuduğu zaman servis edilir.
Hazırlayacak olanlara kolay gelsin...